1 Eylül 2013 - 19:30
Bu Kör ve Hareketli Bir Fitnedir

İşte bu Kuran’da ki "Fitne katletmekten daha tehlikelidir." emrinin tezahürüdür...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bu kör bir fitnedir

Bu sebeple her şey ve herkes tehlike altındadır. Bu fitneye karşı koymanın yolu ise İslami vahdet ve uyanık olmaktır. Lübnan'da yakılmak istenen fitne ateşi bu kör fitne türündendir.
 
Bu bir hareketli bir fitnedir
 Terörizm kokan bir fitne. Hem öldürüyor ve hem de korku saçıyor. Her an birkaç adım önünüzde, yanı başınızda, camide ibadet eden ya da pazarda alışveriş yapan her grubun canı tehlikededir. Bir aracın patlaması ile etrafa yüzlerce belki de binlerce insanın kanının akması ve bedenlerinin parçalarının saçılması mümkündür.
 
İşte bu Kuran'da ki "Fitne katletmekten daha tehlikelidir." emrinin tezahürüdür.
 
Bu kör ve hareketli fitne, bazen Lübnan'ın güneyinde Şiilerin yerleşim bölgesi olan Ravzat'uş Şehideyn Hüseyniyesi'nin yanında, bazende Lübnan'ın Sünni yerleşim bölgesi ve ikinci başkenti Trablus'ta Selam ve Takva camileri yakınında gösterir çirkin yüzünü. Bu kör ve hareketli fitne, aslında Lübnan halkı için bir birine zıt iki mesaj vermektedir. İlki vahşet ve korku temalı senaryolarla Lübnan'da Sünni ve Şia arasında bir mezhep savaşı çıkarmak. İkincisi ise bu fitneden korunmanın tek yolunun "İslami Vahet" olduğu gerçeğidir.
 
Bu korku ve mezhep savaşı mesajını hatırlayın;

Irak bölündü ve zayıfladı. Siyasi hırslar ile Suriye'de emniyet, huzur ve istikrar yerle bir edildi ve bu ülke parçalanmanın eşiğine geldi. Mısır'da siyasi çıkmaz anaforu önüne çıkanı yutmaya başladı, iç savaş çıktı ve yine ülkenin devleti ve ordusu zayıfladı. Afrika'nın en güçlü ordusu ve ülkesi olma kudret ile bileği bükülmez bir delikanlı iken şimdi belini doğrultamaktan aciz hasta ve yaşlı bir nefere benzedi.

Şimdi sıra Lübnan'dadır

Amerika ve Avrupa'nın sınırsız himayesiyle baştan aşağı silahlarla teçhiz edilen Siyonist rejim, bölgede kendine rakip güçlü bir ülke istemiyor. Bu sebeple kurt kapanını şimdi de Lübnan'ı zayıflatmak için kurdu. Bu kör ve hareketli fitneyi alevlendirerek mezhep savaşı çıkarmak ve Lübnan'ı kendi eliyle kendini ateşe atmasını hedefliyor.
 
Bu hareketli fitnenin amilleri;
 
Lübnan'da ölüm ve vahşet otomobillerinin direksiyonunu uzaktan kumanda eden eller, Irak'ın vahdet ve huzura kavuşmasını, eski güçlü konumuna dönmesini istemeyen aynı güce ait.
 
Bu kör fitnenin amilleri;
 
Suriye'nin zayıflamasını isteyenlerdir. Suriye'nin İsrail ve Amerika karşısında mukavemet sancağını taşımasını engellemek isteyen, mukavemeti destekleyerek Amerika ve İsrail ile güçlü ilişkileri olan petrol ülkelerinin krallarını utandırmasını kabul edemeyenlerdir.
 
Bu fitnenin amilleri;
 
Arap ülkelerinde ardı ardına gerçekleşen inkılaplar ve kralların tahtlarından al aşağı edilmesi görüntüsü kendilerini vahşete düşüren kimselerdir. Bu amiller halk devrimleri yıpratarak, devrimin asıl sahibi olan halkları cezalandırmak istemekteler.
 
Bu kör fitnenin gören gözü şimdi Lübnan'ı hedef aldı. Bedeli ne olursa olsun bu fitne ateşlenmeli. Dökülen kanlar ister Şia'ya ister Ehlisünnet'e ait olsun. Çünkü onlar kendilerini sünnet ehlinin erbabı biliyorlar. Bu fitne ateşini körükleyip vahdeti savunanları yerle bir etmek istiyorlar. Lübnan'ın ve Lübnan halkının vahdetini savunanları yeksan etmek istiyorlar. Lübnan'ı savunan yılmaz gücü yıpratarak, İsrail, Amerika ve kuklaları aleyhine yapılan devrimlerin sahibi olan halkları cezalandırmak istiyorlar.
 
Oysa kör fitnenin gözünü kanla dolduracak İslami vahdet diyor ki:
 
"Ey insanlar! Düşman size bir adım daha yaklaşmış, Sünni ve Şia ayrımı yapmadan kanınızı dökmektedir. Ne Sünni'ye acımakta ve ne de Şia'ya. Ne dine saygısı var, ne dinin kutsallarına. Düşman tek dinden olan iki kardeşi saldırılarla hedef alıyor. Ne suçlu ne masum, ne sivil ne asker hiç bir ayrım yapmıyor."
 
Bu fitne kördür
Her şeyi ve herkesi hedef almıştır. Onunla mücadelenin yolu ise İslami vahdet ve uyanık olmaktır. Temelinde gaflet olan her türlü mezhebi taassuptan uzak durarak oluşturulacak bir vahdet. İnsanları tefrikaya düşürecek ve tekfire götürecek her türlü söylem ve eylemden uzak olan bir vahdet.
 
Lübnan halkı, siyasi ve dini önderleri çok ağır ve zor bir sınavdan geçiyor. Böyle bir durumda ya vahdet mesajına uyup kurtuluşa doğru hareket edecekler yada vahşet mesajına lebbeyk deyip kör fitnenin kurbanı olacaklar.

Ama mukavemetin yıllara dayalı tecrübeleri ve semereleri, Lübnan halkının islami vahdetin sesini kulak vermelerini sağlayacaktır. Ve bu fitne ateşi fitenecilerin kendilerini yakacaktır. (İnşallah)


Seyit Murtaza Nimetzade